RTÜK’ün Tele1’e verdiği 5 günlük ekran karartma cezası, Medya Dayanışma Grubu tarafından protesto edildi. Ankara’daki Tele1 Temsilciliği’nde yapılan basın açıklamasında, kararın basın özgürlüğüne ve halkın haber alma hakkına doğrudan müdahale olduğu vurgulandı.
Medya Dayanışma Grubu paydaşları, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK) Tele1 kanalına verdiği 5 günlük ekran karartma cezasını protesto etmek ve dayanışma çağrısı yapmak için Tele1 Ankara Temsilciliği’nde bir araya geldi.
14 medya kuruluşunun bir araya gelerek oluşturduğu Medya Dayanışma Grubu, bugün Tele1’in Ankara Temsilciliği önünde bir basın açıklaması yaptı. Protestoya, Gazeteciler Cemiyeti, Türkiye Gazeteciler Sendikası, DİSK Basın-İş, Çağdaş Gazeteciler Derneği ve çok sayıda meslek örgütü destek verdi.
Basın açıklamasında, RTÜK’ün Tele1’e yönelik ekran karartma cezasının yalnızca bir yayın organına değil, kamunun bilgi edinme hakkına yönelik bir müdahale olduğunun altı çizildi. Basın meslek örgütleri, bu tür kararların Türkiye’de demokrasiye zarar verdiği ve sansürün normalleşmesine yol açtığı uyarısında bulundu.

“Bu ceza halkın haber alma hakkını yok saymaktır”
Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, yaptığı açıklamada, ekran karartmanın çağdaş demokrasilerde yeri olmayan bir uygulama olduğunu belirtti. RTÜK’ün adeta mahkeme yerine geçerek sansür mekanizmasına dönüşmüş durumda olduğunu vurgulayan Bilgin şu ifadeleri kullandı:
“Dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde ekran karartma diye bir şey olamaz. Ekran karartılan bir ülkede demokrasi yoktur. Yasasız bir ülke değil, yasaksız bir ülke istiyoruz. RTÜK mahkeme yerine geçmiş durumda, bu döneme kadar böyle üst üste cezalar verilmemişti. Ekranlar karartılarak insanlar susturulamaz. Bu karar sonucunda en büyük zararı izleyiciler görecektir çünkü bu karar, halkın haber alma hakkına bir darbedir. Bu tür kararların bizim hayatımızdan çıkarılması gerekir. Bir ülkede demokrasi varsa basın özgürlüğü de olmalıdır; birinin yokluğu diğerini ortadan kaldırır. Bugün Tele1’e yapılan şey, demokrasiye vurulan bir prangadır.”
“Karartılan yalnızca bir ekran değil, kamuoyudur”
Çağdaş Gazeteciler Derneği Başkanı Kıvanç El, RTÜK’ün uyguladığı karartma cezalarının gazetecilik mesleğini doğrudan hedef aldığını ve bu durumun sıradanlaştırılmak istendiğini dile getirdi.
El, “Karartılan, halkın haber alma hakkıdır ve artan karartma cezaları endişe verici boyuttadır. Bizi buna alıştırmak istiyorlar. Medya bir suç işliyormuş algısı oluşturulmak isteniyor. Ortada bir suç olmadığını belirtmek için mücadele ediyoruz, ‘gazetecilik suç değildir’ diyoruz. Buna tüm toplum ses yükseltmeli. Aydınlık günlerde bu tarz cezalarla bir daha karşılaşmamayı ümit ediyoruz” sözlerini aktardı.

“RTÜK, sansür kurumuna dönüşmüştür”
DİSK Basın-İş Sendikası Genel Başkanı Turgut Dedeoğlu da açıklamasında RTÜK’ün anayasal hakları ihlal eder hale geldiğini ifade etti. Kurumun halkın haber alma hakkını engelleyen bir yapıya dönüştüğünü belirten Dedeoğlu, dayanışma çağrısında bulundu.
Dedeoğlu, “RTÜK, insanların haber alma hakkını kısıtlayan bir kuruluşa dönüştü. Biz, ‘Bu kararları tanımıyoruz’ desek de bildiklerini okumaya devam ediyorlar. Anayasal hakların çiğnenmesinin sonuçlarını elbette göreceğiz” dedi.
Türkiye Gazeteciler Sendikası Ankara Şube Başkanı Sinan Tartanoğlu ise konuşmasında, “Yıllardır gazeteciliğin suç olmadığını anlatmaya çalışıyoruz ama biz ‘gazetecilik suç değildir’ dedikçe akla gelebilecek her türlü şeyle suçlamaya devam ediyorlar. Gazeteciliği yapmanın evrensel doğruları var ve gazeteci olup olmadığımıza kimse karar veremez; buna RTÜK karar veremez” ifadelerine yer verdi.

“Tele1, gerçek haberciliğe devam edecek”
Tele1 Ankara Temsilcisi Zeynel Lüle ise kararın yalnızca hukuksuz değil, aynı zamanda medya üzerinde baskı kurma çabası olduğunu söyledi. İzleyiciyle kurdukları bağı ve meslek kuruluşlarının dayanışmasını önemli bulduklarını ifade eden Lüle, “Karartma yasal değil, hukuksuzluk o kadar fazla ki normal bir şeymiş gibi görünüyor. Meslek gruplarının bugün bizimle olması çok önemli. Biz, izleyicilerle bir aile oluşturduğumuzu biliyoruz. Burada kitlesel bir harekete ihtiyaç var. Meslek grupları çok önemli ama bu dayanışmayı ne kadar geliştirirsek o kadar iyi. Tele1 her zaman meslek çalışmalarını devam ettirecek, gerçek haberciliği ilke edinerek görevine devam edecek” dedi.

Ne olmuştu?
RTÜK, sansürün kaldırılışının yıl dönümü olan 24 Temmuz’da Tele1’e ‘4 Soru 4 Yanıt’ programda Merdan Yanardağ’ın “15 Temmuz İslamcı bir darbe girişimiydi. Bu darbenin temel sorumlusu AKP iktidarıdır” ifadeleri nedeniyle ‘toplumu kin ve düşmanlığa tahrik’ iddiasıyla 5 gün ekran karartma ve yüzde 5 idari para cezası vermişti.