Duruşmayı takip eden Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, Yanardağ’ın bir an önce serbest bırakılmasını beklediklerini belirterek, “Merdan Yanardağ vatanını, milletini seven, Atatürkçü bir gazetecidir. Böyle bir mayadan casus çıkması mümkün değildir. Gazetecilik suç değildir” dedi.

Gazeteci Merdan Yanardağ’ın “siyasal casusluk” iddiasıyla yargılandığı davanın ilk duruşması Silivri’de görüldü. Duruşmayı, Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin ve Yönetim Kurulu üyesi Zeynep Gürcanlı Ürektürk de takip ederek Yanardağ’a destek verdi. Duruşmada ilk savunmayı yapan Hüseyin Gün, hakkındaki casusluk suçlamasını reddederek iddiaların asılsız olduğunu söyledi.

İstanbul, gazeteci Merdan Yanardağ’ın da aralarında bulunduğu sanıkların “siyasal casusluk” iddiasıyla yargılandığı davanın ilk duruşmasına sahne oldu. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşma, 11 Mayıs 2026 Pazartesi günü saat 10.00’da Silivri’de başladı.

Duruşma, Yanardağ’ın tutuklu bulunduğu Silivri’deki Marmara Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesinde bulunan duruşma salonlarında yapıldı. İlk duruşma, Marmara Açık Cezaevi Yerleşkesi Duruşma Salonları içerisindeki 4 No’lu duruşma salonunda görüldü. Davanın ilk duruşmasının 11 Mayıs 2026’da Silivri’de görüleceği daha önce mahkeme takvimiyle duyurulmuştu.

Hüseyin Gün savunmasında casusluk suçlamasını reddetti

Duruşmada ilk savunmayı Hüseyin Gün yaptı. Gün, sözlerine aylardır bu anı beklediğini belirterek başladı. Hakkındaki tüm suçlamaları reddeden Gün, “Ben ülkem aleyhine casusluk yapmadım. Kimseye de casus iftirası atmadım” dedi.

Gün, savunmasında hakkındaki iddiaların asılsız ve dayanaksız olduğunu ifade etti. Ekrem İmamoğlu ile yalnızca bir kez karşılaştığını belirten Gün, “Bir fotoğraf çekildi. İkinci kez bu duruşma salonunda bugün gördüm” dedi.

Merdan Yanardağ ile de çok sınırlı görüştüğünü söyleyen Gün, Necati Özkan’la ise sosyal medya analizi kapsamında kısa süreli temas kurduğunu anlattı. Gün, sosyal medya analizinin internetteki açık kaynaklar kullanılarak yapıldığını belirtti.

“Merdan Yanardağ talimatla yazı yazacak bir gazeteci değil”

Mahkeme başkanının, “Merdan Yanardağ ile ilişkiniz nedir? Para verdiğiniz söyleniyor” sorusuna da yanıt veren Hüseyin Gün, Yanardağ ile yazışmalarının TELE1 izleyicisi olarak fikirlerini iletmekten ibaret olduğunu söyledi.

Gün, savunmasında “Merdan Yanardağ talimatla yazı yazacak bir gazeteci değil” ifadesini kullandı. Yanardağ’a gönderdiği öne sürülen paraların ise TELE1’e yapılan cüzi bağışlar olduğunu belirten Gün, “Zaten bin dolar bağışla TELE1’in elektrik faturası bile ödenmez. Bağıştan casusluk olmaz” dedi.

Başkan Bilgin: Merdan Yanardağ gazetecidir, gazetecilik suç değildir

Duruşmayı Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin ve Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu üyesi Zeynep Gürcanlı Ürektürk de takip etti. Cemiyet temsilcileri, Yanardağ’a destek için duruşma salonunda yer aldı.

Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, duruşmayı izlemek ve Yanardağ’a destek göstermek üzere Ankara’dan Silivri’ye geldiklerini belirtti. Bilgin, duruşmaya ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Duruşma konusundaki tek iyi izlenimimiz Merdan Yanardağ’ı gayet zinde, kendine güvenli ve başı dik olarak görmek oldu” dedi.

Yanardağ’ın gazetecilik kimliğine dikkat çeken Bilgin, “Buradan bir kez daha ifade etmek isterim; Merdan Yanardağ vatanını, milletini seven, Atatürkçü bir gazetecidir. Böyle bir mayadan casus çıkması mümkün değildir. Merdan Yanardağ’ın bir an önce serbest bırakılmasını bekliyoruz. Bu mahkemenin de beraatle sonuçlanacağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

Bilgin, mahkemenin Yanardağ’ın suçsuzluğunu teyit etmesini ve el konulan TELE1’in haklı sahiplerine teslim edilmesini beklediklerini belirterek, “Merdan gazetecidir. Gazetecilik suç değildir” dedi.

Gazeteciler Cemiyeti heyeti, daha önce de Yanardağ’ı tutuklu bulunduğu Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda ziyaret etmişti.

Siyasal casusluk davasında yargılama süreci izleniyor

İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede, Merdan Yanardağ’ın yanı sıra Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan ve Hüseyin Gün hakkında da “siyasal casusluk” suçlaması yöneltiliyor. İddianamede sanıklar için 15 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası talep edildiği daha önce kamuoyuna yansımıştı.